Edirne Selimiye Camii
Daha kendisini Edirne'ye girişte gösteren Mimar Sinan'ın kendi üslubuyla "Ustalık Eserim" dediği eşsiz mekan 2 minaresiyle İstanbul yolundan karşılar bizi. Halbuki 4 minareli olan eser Sinan'ın ifadesiyle "375 sanat ve marifet üzerine yapılmıştır" harikasının birleştiği ilk noktadır.
Kubbeli eserler arasında büyüklük ve yükseklik olarak göze çarpan en harika eserdir. Kubbenin altına geçtiğiniz zaman sanki üzerinize yıkılacakmış gibi gelir birden içinize.
Arka iki minareye ne demeli peki, üç değişik giriş var minarede üç ayrı yoldan ulaşırsın 3. şerefeye birbirini görmeden.
O zaman 22222 metre kare alana yapılmıştı şaheser, ki Edirne'nin plakası 22 değil midir?
Minberin altından olmasını ister Selim Han. Sinan Han ise buna mukabil "Padişahım! Bu devirde altının alıcısı çoktur. Bir bıçak tedarik edip, az zamanda bu minberi harap eder çalarlar. Ben öyle bir minber yapayım ki altından kıymetli olsun." der.
Edirne'nin göz bebeği anlatılmakla bitmez. Bulgarlar demedi mi "Bu Selimiye buradayken Edirne kentini bizim ilan edipte nasıl alalım" diye birinci dünya harbinin neticesinde?
Merhum 2. Selim yaptırırtır camiyi ta derinden en derinde, ama kısmet olmaz ona bir vakit namaz amansız hastalık yüzünden.
Anlat, anlat bitmez bu devran, en iyisi sende Edirne yoluna doğru uzan...